Bin 900 Yıllık Agoranın Sütunları Ayağa Kaldırılıyor

Milas ilçesinde Zeus Tapınağı’nın da içerisinde bulunduğu Euromos Antik Kenti’nde sütunları ortaya çıkarılan agoradaki sütunlar ayağa kaldırılıyor.

Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Öğretim Üyesi ve Euromos Antik Kenti Kazı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Abuzer Kızıl, yaptığı açıklamada, milattan sonra 2. yüzyılda kurulan antik kentteki kazıların bu yıl yurtiçi ve yurtdışından katılan öğrenci ile akademisyenlerin destekleri ile devam ettiğini söyledi.

Kızıl, tarihi alanda temizlik ve belgeleme çalışmalarının devam ettiğini anlatarak, agoranın, Euromos’un Anadolu’da iyi korunmuş, bütün çağlarıyla izlenebilen ender eserlerden olduğuna işaret etti.

Bölgede birkaç yıldır süren çalışmalar ile Euromos Antik Kenti’nin tanınır hale geldiğini vurgulayan Kızıl, “Bu yılki kazı çalışmalarına 25 Haziran’da başladık. 15 Eylül‘e kadar çalışmayı düşünüyoruz. 25 kişilik bir öğrenci grubuyla kazı çalışmalarına devam ediyoruz. Bu sayı bazen azalıyor bazen çoğalıyor. Bunun dışında her yıl olduğu gibi bu yıl da uluslararası düzeyde kazı çalışmalarımıza bakıyoruz.” dedi.

Kızıl, agoradaki çalışmaların temel amacının yapıların mimari evrelerini ortaya çıkararak sütunları gün yüzüne çıkarmak olduğunu vurgulayarak, şu değerlendirmede bulundu:

“Çalışma noktalarımız, agora, tapınak, hamam ve şehir surları. Agora bizim için çok önemli. Sınırlarını iyi biliyoruz, iyi çizebiliyoruz. Mimari bloklarının pek çoğu iyi korunmuş. 2012 yılında geldiğimizde sadece bir sütun görülebiliyordu. Her taraf ağaç ve otlarla kaplıydı. Tanımlanabilecek bir düzeyde değildi. Önce onları temizlemeye çalıştık. Şimdi agorada blokların neredeyse yüzde 90’ını tanımlayabilecek, çizebilecek, fotoğraflayabilecek düzeye getirdik. Bu sene havadan detaylı biçimde fotoğraflayarak fotogrameti yöntemiyle bunları belgeleyeceğiz. Öte yandan batı kısımdan başlamak üzere bütün bloklara numara vermeye başladık. Bunlar devam ediyor. Kuzeydeki sütunlu galerilerin sınırını tam olarak tespit edemedik. Önümüzdeki yıl ebadını tam olarak tespit edeceğiz.”

Agoranın Helenistik yapısına işaret eden Kızıl, “Sanırım burası oldukça hareketli bir yerdi. Özellikle güney tarafta tapınaklarda basamaklı merdivenlerin olduğu sıkça görüldüğü Dor ve İyon nizamları kullanılmış. Çift galerili bir düzenleme söz konusu. Amacımız devrilen parçaları olduğu gibi yerine koymak. Tespit ettiğimiz mimari elemanlarla bu agoranın nasıl olduğunu sağlık bir şekilde ortaya koyabilmek.” dedi.

Kızıl, restorasyona başvurmadan mimari blokları devrildiği yerde yerine dikebilmek amacıyla çalıştıklarını, bazı yerlerde çatıya kadar mimari elemanları üst üste koyarak görsel anlamda agoranın nasıl olduğunu ziyaretçilere göstermek istediklerini dile getirdi.

Yapılarla ilgili zaman içerisinde oluşan değişiklikleri incelediklerini anlatan Kızıl, binaların orijinalinde nasıl olduklarıyla ilgili ele geçen mimari elemanlardan yola çıktıklarına işaret etti.